KENDİNİ YÖNETEBİLİYOR MUSUN?

06.10.2026 08:27

Memleket yönetenler
ya da yönetmeye aday olanlar
kendini yönetebiliyor mu?

Hemen daralmayın…

Aksine biraz rahatlayın.
Rahatlayın ki derdimi olduğu gibi anlayın.

Çok doğru bir soru aslında benimki.

Memleket yöneten ya da yönetmeye aday olanları şöyle bir gözünüzün önüne getirin.

Rahat ve tarafsız bir şekilde analiz edin.

Bakın…

Çoğu memleket ve insan gerçeklerinden uzak.

Burunlar bir karış havada,
giyim kuşam fiyaka,
her birinde farklı çaka.

Milletten bi haber,
insandan ne alaka?

Ego kibir tavanda,
artistlik bulunmaz bir hava.

Milleti almış avucuna,
hayatı hikâye, curcuna.

Kendini vazgeçilmez sanıyor,
milleti ise sadece seçimden seçime hatırlıyor.

Sonra da çıkıp
“Ben milleti temsil ediyorum” diyor.

Hadi şimdi bu özellikleri taşıyan bir insan için;

“Kendini yönetebilir” de…

Hadi bu vasıflara sahip insandan
devlet ve millet iradesi bekle!

Vallahi beyhude,
billahi beyhude!

Kendi nefsini yönetemeyen,
kendi egosunu dizginleyemeyen,
kendi hırsına söz geçiremeyen
milleti nasıl yönetecek?

Kendi dünyasında kaybolan,
memleketin gerçeklerini nasıl görecek?

Hayır gelmez!

Çözüm üretmez!

Çünkü mesele makam sahibi olmak değil,
makamın hakkını verebilmektir.

Memleket yöneten
ya da yönetmeye aday olan insanın;

Memleket derdi olmalı.

İnsan derdi olmalı.

Sorunlarla kavgası olmalı.

Haksızlıkla davası olmalı.

Adaleti yaşamalı.

Geleceği düşünmeli.

Muhakeme yeteneği olmalı.

Duygu yüklü olmalı.

Ama duygusuna teslim olmamalı.

Objektif ve eşitlik yanlısı olmalı.

Dini ve milli hassasiyet taşımalı.

Kendisinden önce milletini düşünmeli.

Kendinden geçmeli.

Vazife disiplini taşımalı.

Çünkü devlet yönetmek;

önce kendini yönetmektir.

Nefsini yönetemeyen
yetkiyi yönetemez.

Egosunu yönetemeyen
makamı yönetemez.

Menfaatini yönetemeyen
milletin hakkını gözetemez.

Ama bakın…

Yalvararak gelenler,

El etek öpüp makam alanlar,

Makamı aldıktan sonra
milleti unutanlar,

Alacağını aldı mı
devlet imkânlarını kendisine hak görenler,

Milletten maddi manevi almayı
kendine reva görenler…

Sonra dönüp
“Neden bu memleket böyle?”
diye soruyorlar.

İşte bu yüzdendir;

Ne devletin ne de milletin yüzü gülüyor.

Çünkü makamlar büyüyor,
ama insan küçülüyor.

Yetkiler büyüyor,
ama sorumluluk küçülüyor.

Ego büyüyor,
ama adalet küçülüyor.

Koltuk büyüyor,
ama milletin derdi küçümseniyor.

Sonra da çözüm arıyoruz.

Çözüm kimde?

Tabii ki milletin ta kendisinde!

Millet artık sadece
“Kim gelecek?” diye değil,

“Gelen insan kendini yönetebiliyor mu?”
diye sormalı.

“Bu insanın gerçekten memleket derdi var mı?”

“İnsan derdi var mı?”

“Adalet derdi var mı?”

“Makamı kendisi için mi, millet için mi istiyor?”

Bunları sormalı.

Çünkü mesele sadece
memleket yönetmek değil.

Mesele önce
kendini yönetebilmek.

Kendine hükmedebilmek.

Nefsine söz geçirebilmek.

Egosunu dizginleyebilmek.

Makamı emanete çevirebilmek.

Ve milletin hakkını
kendi hakkından üstün tutabilmek.

İşte o zaman
makam gerçekten makam olur.

Yetki gerçekten yetki olur.

Devlet gerçekten devlet olur.

Ve millet gerçekten
millet iradesinin sahibi olur.

Çözüm kimde?

Milletin ta kendisinde.

Çünkü millet değişirse,
siyaset değişir.

Siyaset değişirse,
yönetim anlayışı değişir.

Yönetim anlayışı değişirse…

Devletin de yüzü güler,
milletin de yüzü güler.


Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yorumlar 0

+
Yorum yazmak için tıklayın...
0 / 1000
Henüz yorum yapılmamış.